Yeni başlayanlar için Yapay Zekayı (AI) öğrenmenin en iyi yolu nedir?
Sridhar Mahadevan
Son değiştirme: 3 Ekim 2017
Doktora - Bilgisayar Bilimi, Rutgers Üniversitesi (1990 Yılı mezunu)
Çeviren: Ahmet Diril (e-posta)
Okuduğum cevaplardan bazıları beni gerçekten güldürdü, bu yüzden sanırım son 40 yılın büyük kısmını (İnternet, cep telefonları, Facebook, Google vb.nin ortaya çıkışından çok öncesinden itibaren) AI üzerinde çalışarak geçirdiğimi söyleyerek söze başlamalıyım. Öncelikle kendimizi bazı yanlış bilinen kavramlardan kurtaralım:
1. Yapay zeka, hiçbir disiplinin, hele ki yazılım mühendisliği (SE) gibi en sıradan ve (bence sıkıcı) konulardan birinin, alt alanı değildir ve asla olmamıştır (SE ile uğraşan çok sayıda insan alınmasın, ama asla benim ilgi alanım olmadı! Zevkler ve renkler tartışılmaz derler. Zaten eminim ki birçok SE meraklısı da Yapay Zeka hakkında benzer şeyler hissediyordur). AI'ı anlamak için, en azından başlangıçta, kod yazmaya kesinlikle gerek yoktur. Yazılım temelli yaklaşım, anlamaya yardımcı olmaktan çok, aslında cesaret kırıcı olabilir. Yapmanız gereken şey, her şeyden önce, sorunu anlamaktır.
2. AI, insanlığın büyük arayışlarından biridir: bir şekilde bize benzeyen bir makine inşa etmek, sensörlerimizden (duyu organlarımızdan) gelen muazzam miktarda bilgiyi yönetme konusundaki üstün becerimizi yakalamaya çalışmak. Her gazete okuduğunuzda veya bir fincan kahve almak için elinizi kaldırdığınızda (belki de bu makaleyi okurken), çoğu makinenin yapamayacağı bir işlemi yerine getiriyorsunuz; hatta daha da kötüsü, bir neslin en zeki insanları, bunun bir makineye nasıl yaptırılacağını çözemediler.
3. Kısacası AI, insan beyni üzerinde tersine mühendislik yapmaya çalışmaktır. Evreni, en büyük galaksiler ölçeğinden en küçük bozonlar ve fermiyonlar ölçeğine kadar birçok yönden anlıyoruz. Yaşamı ve kalıtımı, DNA'nın çift sarmal yapısını anlıyoruz. En temel düzeyde kendimizi anlayamamak, bizim için sürekli bir utanç kaynağı. Diğer insanlar arasında annenizi ayırt ettiğinizde, bunu ne kesinlikte yapıyorsunuz? Kafanızda saklanan ve annenizi, eşinizi, evcil hayvanınızı, patronunuzu, bir arabayı ve hayatınızı oluşturan milyonlarca şeyi tanımanızı sağlayan bilgiler nelerdir? Bilmiyoruz. Tek bildiğimiz milyonlarca yıllık evrimin beynimize gürültülü, yüksek boyutlu sensörlerden (gözler, kulaklar, dokunma duyumuz vb.) bilgi elde etme yeteneğini kazandırmış olmasıdır. Ne kadar uğraşsak da beynimizin bizi insan yapan önemli işlevleri nasıl gerçekleştirdiğini hala çok az anlayabiliyoruz.
4. 3 yaşındaki bir çocuk, Petabaytlarca depolama kapasiteleri ve süper bilgisayar bankaları ile Google'ın veya Amazon'un erişebileceği büyük bilgi işleme gücüne rağmen hiçbir makinenin yapamadığı en şaşırtıcı işlemleri kolaylıkla yapabilir. Her normal çocuk, bir dili (HERHANGİ bir dili), sadece insanların o dili konuştuğu bir kültüre yerleştirilerek öğrenebilir. Bir çocuğa dil ÖĞRETİLMEZ. Son zamanların modası derin öğrenmeden farklı olarak, hiçbir çocuğa dilin ayrıntılı açıklamalarını içeren büyük sabit diskler verilmez ve bunu her gün ezberlemesi istenmez. Hayır, Einstein'ın çok güzel bir şekilde ifade ettiği gibi, “Tanrının işleri inceliklidir”. Doğa her zaman insanlardan daha zekidir ve çocuğun kafasına ona dil öğrenme becerisi veren büyülü bir öğrenme makinesi yerleştirmiştir. 50 yıllık yoğun araştırmalar, bu büyük gizemi çözmemizi sağlayamadı.
5. Her şeyden önce, yapay zekayı öğrenmek için, önce çözmeye çalıştığımız sorunu, önümüzdeki büyük zorluğu takdir etmeyi öğrenmelisiniz. Lütfen bir satır bile kod yazmayın ve değerli beyninizi aptalca API'leri öğrenmek için yormayın. Yapay zekada en çok ihtiyacımız olan şey programcılar değil düşünürlerdir. Hayal gücüne (bu günlerde en sevdiğim araştırma konusu) sahip insanlara ihtiyacımız var. İnsanlığın karşılaştığı en büyük bilimsel sorunu, yani "beynimizin nasıl çalıştığını" çözmemize yardımcı olacak genç zihinlere ihtiyacımız var.
6. İlla da programlama yapmak istiyorsanız, en temel becerilerden birini seçin; örneğin yüz tanıma. Birinin yüzünü alıp tanımlayan bir program yazmaya çalışın. Ya da birinin sesi alıp onu tanıyan. Veya İngilizce veya Çince veya Japonca veya Portekizce bir cümle alan ve ne anlama geldiğini açıklayan. Kısacası, günde binlerce kez hiç çaba sarf etmeden, bir an bile düşünmeden, tereddüt etmeden yaptığınız herhangi bir işi alın. Yüzlerce AI araştırmacısının sizden önce keşfettiklerini yeniden keşfedeceksiniz. İki kulağımızın arasında şimdiye kadar tasarlanmış en muhteşem bilgisayar bulunuyor ve biz bunun nasıl çalıştığı hakkında çok az şey biliyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder